Pazartesi, 01 Eylül 2014 22:17

KOMPARSİTA

Yazan
İliklerime kadar üşüyorum. Çok soğuk ve bir o kadar ürkütücü. Ağustos’un ortasında sarkıtlar sarkıyor çatılardan: Düştü düşecek. Ola ki düştü beynimin parçalanması içten bile değil. Tanrım, aklıma mukayyet ol. İyi de herkes nerede, tek üşüyen ben miyim üstelik? Yığın ne varsa üstüme. Hadi ısıtın artık şu mekânı, neredeysem… Gözlerim de açık. Allah Allah, hiç mi hiç hayra alamet değil. Gözlerim kapalı sanıyordum ama açıkmış. İyi de bu karanlık da neyin nesi? Soğuğa şimdi de bu eklendi. -Çıkarın beni buradan, hadi ne duruyorsunuz? Duymuyorlar mı yoksa sesim soluğum mu kesildi? Niye böylesine sarıp sarmalanmış ki bedenim? Neden bu kadar beyazım? Ne…
Cuma, 29 Kasım 2013 12:20

Adada Gün Batımı

Yazan
 ADADA GÜN BATIMI ================== Kuşadası burası, bir anıyı bıraktım, Gözler göze dalsa da, ben gönlünde ıraktım. İklimlerim yağışlı, ama orda kuraktım, Tel örgüler yürekte, olur mu hiç satımı, Çerçevelik hatıra, Ada da gün batımı! Akıyordu saatler, biter diye tasamız, Nikotini vurdu da, dumanlandı masamız. Şu muhacir gönlümde, dürüstlüktür yasamız, Kör kuyunun dibinde, şimdi kurşun atımı, Ruhuma hapsedildi, Ada da gün batımı! Göğe asılı gözler, durmadan süzüyordu, Çiğ damlacıklarında, geçmişi üzüyordu. Denizin kenarında, çocuklar yüzüyordu, Katran olmuş duygular, uçurdu tek çatımı, Damıtılmış saf sevgi, şimdi o gün batımı! Bir çift göz ışığında, masum yüzüne baktım, Çığ yüklenmiş korkular, hassas yerinden yaktım.…
Perşembe, 28 Kasım 2013 14:46

Dr.TAHİR KUTSİ MAKAL

Yazan
DR. TAHİR KUTSİ MAKAL =================== Denizli’nin gururu, büyük yazım hocası, Kurulmuştur gönülde, edebiyat locası, Yaşadıkça dostları, tütecektir bacası, __Anılacak her sene, sürecektir çabamız, __Kültürün ocağıdır, Tahir Kutsi babamız! Bir halk kahramanıdır, halktan biri olarak, Kaleminin gücünü, Milletinden alarak… Sevdirmiştir kendini, dost kalplerde kalarak, __Eserleri ölümsüz, çok zengindir obamız, __Adıyla yaşayacak, Tahir Kutsi babamız! Acıpayam Oğuz köy, mayasıyla karılmış, Hep değişik açıdan kültür ile sarılmış, ‘’Gözün aydın yaşlandım’’ diye diye varılmış, __Okundukça her eser, ısıtacak sobamız, __Türk dili sevdalısı, Tahir Kutsi babamız! Kalem boydan büyüktür, Türk kültüre katılır, Her yerde her zeminde, eserleri satılır, Okudukça sevilip, tereddütler atılır, __Kamyon, Dipçik, Deli…
Salı, 19 Kasım 2013 21:33

yasak aynalar

Yazan
YASAK AYNALAR Dünyaya gözlerini açtığında kaydını gerçekleştirmek için kendisi gibi yeni doğmuşların olduğu bir odaya götürdüler onu. 9 haneli bir numarayla varlığı kayıt altına alındı. Bir ismi olmadı küçük kızın, eski zamanlarda insanların taşıdıkları isimler gibi… Onun doğduğu çağda isimler sayılardan ibaretti. Onun çağının kanunlarından biri de insanların yeteneklerinin ve fiziksel güçlerinin testlerle ölçülüp mesleklerinin bu testlere göre belirlenmesi, yani mesleklerinin insanlara bir giysi gibi önceden biçilip giydirilmesiydi. Herkes kendisi için belirlenen günlük görevini gerçekleştirdikten sonra yine kendisi için belirlenen ve her meslek grubu için çeşitlilik gösteren yaşam alanına gidiyordu. Mesleki hiyerarşi içinde aynı gruba bağlı herkes aynı eşyalara sahipti,…
Cuma, 15 Kasım 2013 21:40

Fotoğraf

Yazan
Sokak ve Özgürlük. Kimileri özgürlüğün sokaktan geldiğine inanır. Özgürlüğü sokak, sokağı özgürlük diye tanımlar. Kendi literatüründe bu tanımlar geçerlidir. Bu sokaklardan ceset topladıklarından mıdır bilinmez, çoğu polis bu tanımlara hiçbir zaman yanaşmaz. Bunaltıcı bir güneş ve sıkıcı bir öğleden sonrasını, birde ceset toplamakla geçirmek insanı buhrana sürüklüyor. Telsizden yapılan anons komisere hareket kattı. Komiser, cesedin yanına yaklaştığında olay yeri incelemenin çalışmasına başladığını, inceleme için bir çember oluşturduğunu görünce, temposunu arttırdı. Yanaşıp, kimliğini gösterdi: - Cinayet masasından komiser Aykut Ergün. Ne durumdasınız? - Ceset 47 yaşında bir psikolog. Adı, Suna Öztürk. Cesede bakıldığında, görülenler bunaltıcı sıcaktan daha fazla sıkıyor komiserin canını. …
Çarşamba, 06 Kasım 2013 19:04

Anastasia

Yazan
Anastasia "Yaşadıklarım gerçekle yüzleşemeyen düşlerle, yalnızlıkla beslenen özgürlüğün tanımlanabildiği cümlelere dönüştü. Ruhumda yükselen benlik taşlarım parçalanıp dev duvarlara dönüşmüş olabilir mi? Hayatım; bir arayışın içinde yaşadıklarımdan oluşan bir bütünse, beni ben yapan noktalar nerede kaldı? Ben Anastasia... Yüzümde asılı duran düşlerin maskesi ile kalbimde gerçekliğin kadere yön veren varlığı buluştu. Ve sonunda kendimi yaşadıklarımda aramaya başladım." (Tanıtım Bülteninden)
Çarşamba, 30 Ekim 2013 20:08

İlluminati Filmleri 2

Yazan
lluminati filmlerini, Satanizmi, İlluminatiyi anlatan, Masonluğu konu alan filmleri biraraya toplamaya çalışıyoruz. genel olarak bir başlık altında toplamaya çalıştım. İlluminati gerçeklerini, Türkçe İlluminati grupları ve masonluk arasındaki ilişkileri anlatan filmleri aynı başlık altında Türkçe açıklamalarıyla bir araya toplamanın iyi olacağı kanaatindeyiz. İlluminati filmleri yazısının 2. Bölümündesiniz. İlluminatiyle masonluğun bağlantıları varolduğunu düşünülse de birbiriyle kesinlikle karıştırılmaması gerektiği muhakkak. Filmlerdeki Masonik sembollerin, Filmlerdeki illuminati sembollerinin ve Satanik sembollerin çoğu zaman birarada görüldüğü olsa da bunların kesinlikle birbirine karıştırılmaması gerekiyor. Bir ara bunları da ayrıntısıyla açıklamaya çalışacağım bir yazı yayınlamayı düşünüyorum. Umarım İlluminati ile ilgili bu filmleri izleyenlere, izlemeyi düşünenlere bir faydası olur…
illuminati filmleri Ya da İlluminatiyi Konu alan filmler hangileridir? İlluminatiyi, Masonluğu satanizmi konu alan filmleri Türkçe genel olarak bir başlık altında toplamaya çalıştım. İlluminati gerçeklerini İlluminati ve masonluk arasındaki bağlantıları ilişkileri anlatan filmleri aynı başlık altında Türkçe toplamanın iyi olacağı kanaati hasıl oldu. Bu konuyla ilgili Bu 1. Bölüm. Umarım bu filmleri izleyenlere, izlemeyi düşünenlere bir faydası olur bu derlemenin. The Box – Kutu Filminin Konusu, Özeti The Box – Kutu Filminin imdb Linki: http://www.imdb.com/title/tt0362478/ Norma ve Arthur Lewis küçük bir çocukları olan ve banliyöde yaşayan bir çifttir. Günün birinde kapılarının önüne bırakılan tahta bir kutuyla tüm hayatları değişmeye başlar.…
Aşağıdaki yazıyı Refik Halit (Karay), üç gece önce Kuruçeşme açıklarında bir Alman denizaltısına binerek kaçan İttihat ve Terakki liderlerinin arkasından 5 Kasım 1918 günü Zaman gazetesinde yayınlamış... EFENDİLER NEREYE? Ziyafet bitti, fakat ağzınızı silmeden, elinizi yıkamadan, bir de acı kahvemizi içmeden efendiler nereye? Yaz başlangıcında sırtı karnına yapışmış, sarı, sıska, cansız birtakım tahtakuruları çıkar, iğne gibi vücudumuza batarlar, derimizi haşlarlar, kanımızı emerler, sonra sabaha karşı etli canlı, iri yarı şuraya buraya kaçarlar... Galiba şafak attı, güneş doğuyor; tahtakuruları nereye? Kedisiz evlerde fareler vardır; kilerlere girerler, dolapları delerler, şunu, bunu kemirip, sağa sola koşuşup baş köşede gezerler, bir pıtırtı olunca deliklere…
Sayfa 1 / 8